Başkasının hayatını yaşama; terkedemezsin, terkedilirsen de tüm hayatını kaybedersin.

Dünyada birbirine aynen benzeyen iki mandalina bulamazsınız. Tıpkı biz insanlar gibi. Evren o kadar çeşitli ki, binlerce çeşit canlıdan birbirinin aynısı olan iki tane bulamıyoruz. İkizler bile farklı. Ben de o mandalinalardan biriyim. Siz de mi? O halde yazın. Kendinizi bir mandalina olarak düşünün ve o şekilde yazın. Neler üretebileceğinize şaşıracaksınız. Sonra da bir insan olarak ne kadar güçlü olduğunuzu anlayacaksınız...

8.8.06

ATLI KÖŞKTE RODIN

Sakıp Sabancı Müzesi önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Resmin büyük ustası Picasso’dan sonra heykelin büyük ustası Rodin, Sakıp Sabancı Müzesi’nde.


Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Rodin sergisi sadece heykellerinin değil; sanatının ve yaşamının farklı öğelerinin bir derlemesi.

Sanatçının kronolojik öyküsü; sanatını oluşturan unsurlar üzerine bilgilendirici özet metinler; sanat, çalışmak, heykel, desen, portre üzerine sözleri; desenleri; antik sanat koleksiyonundan parçalar; mektupları, sergiyi zenginleştiriyor ve heykel ustasını biraz olsun tanımanın, anlamanın kapılarını açıyor.

Sergideki desenler önemli, çünkü Rodin çizimi çok önemsiyor. Desen olmadan heykelin olamayacağı görüşünde. Sanata olan yeteneği 8 yaşında gittiği Katolik okulunda yaptığı çizimlerle kendini gösterir. Daha sonra gittiği özel çizim okulunda hem desenini geliştirir, hem heykeli keşfeder. Üç kez başvurduğu Güzel Sanatlar Okuluna kabul edilmeyince, alçı süsleme atölyelerinde çalışarak hayatını kazanırken bir yandan heykele devam eder. Sanat hayatı boyunca desen çizmeyi sürdürür.

Sanatının ilk yıllarında yoksulluk içinde, soğuk atölyelerde ve evlerde çalışır. Çok çalışan, çok üreten, dinlenmek nedir bilmeyen bir sanatçı. Çalışmayı öyle yüceltir ki, dinlenmekte hüzün vardır ona göre, dinlenmek bir şeyin bitmesidir.

Döneminde yapıtlarının değeri hemen anlaşılmaz. ‘Belli bir çalışma yöntemim yoktur. Tek kılavuzum kendi keyfimdir.’ der. Sanatın belli bir hazla yapılmasına, çaba gerektirdiğine ancak zorlama ile olmayacağına inanır. Rodin, sevilerek yapılan bir işin ve çok çalışmanın gelebileceği noktayı göstermek adına muazzam bir örnek. Eserlerini inceleyip öğrendiği heykelin en büyük ustası Michelangelo ile birlikte anılır ismi heykel denince. Çağının ötesindedir, bütün büyük ve geç anlaşılan sanatçılar gibi. Yapmaya çalıştıkları alaya alınır, kalıptan heykel yapmakla bile suçlanır.

İlk yapıtları arasında en önemlisi sayılan; soğuktan parçalanıp başının arkası düşmüş ‘Kırık Burunlu Adam’ heykelini mask haliyle Fransız Sanatçılar Yıllık Sergisi’ne önerir; ancak kabul edilmez. Dönemin heykel anlayışı tam bir bitmişlik ve kusursuzluk beklemektedir. Rodin ise sanatının izlediği yol göstereceği gibi ‘parça’yı kendisi için bir mesele yapmıştır. Bunda büyük hayranlık duyduğu ve incelediği Antik dönem heykellerinin de payı vardır. Sanatının köklerini Antik heykellerden alır ve parçalanmışlık olgusu üzerinde durur. Heykeller yapar, onları parçalar; farklı parçaları yeni kompozisyonlar için birleştirir. Çok ürettiği için atölyesi parçalarla doludur. Üretkenliği ve parçaya verdiği önem insan bedenini anatomik olarak çok iyi kavramasını sağlar; öyle ki atölyesindeki onlarca, el, kol, bacak parçasını daha sonra istediği bir kompozisyon için biraraya getirebilir.

Parçalanmışlık, sanatta soyutlama açısından da önem taşır. Heykelin nereye kadar sadeleştirilebileceği, neyin heykel olup neyin olmadığı konusunda bir arayıştır. Modern sanatın öncüsüdür bu anlamda.

İnsan bedenini kavrama çalışmaları onu gerçek insan boyutlarında bir heykel yapmaya iter. ‘Tunç Çağı’ o kadar gerçek, canlı ve inceliklidir ki; gerçek modelden kalıp almakla itham edilir.

Tanınmaya başladıktan sonra aldığı kapı siparişi ise; heykel yaşamının bir öyküsüne dönüşür. Dante’nin İlahi Komedya’sında Cehennem bölümünden esinlenerek tasarladığı ‘Cehennem Kapısı’nı hiçbir zaman tam olarak bitiremez; ancak kapı için yaptığı parçalardan Düşünen Adam, Öpüşme, Adem, Havva, Ugolino ve Oğulları gibi ünlü heykelleri ortaya çıkar.


Cehennem Kapısı siparişinden sonra ünü artar ve başka siparişler almaya başlar. Calais Belediyesi’nin şehrin kahramanlarının anıtı olarak sipariş ettiği ‘Calais Burjuvaları’ alışılageldik kahramanlık ve anıtsallıktan uzak olmakla eleştirilir. Victor Hugo, Nancy’li ünlü ressam Claude Lorraine için yaptırılan ‘Le Lorraine’ ve Balzac anıtları gelir ardından. Balzac anıtı modern çağın habercisi gibidir. Siparişi veren Edebiyatçılar Derneği’nin bitmemiş olduğu gerekçesiyle kabul etmediği heykel için Rodin ‘bütün yaşamımın bileşkesi, yaşamımın temel öğesi’ der. Ve zaman Rodin’i haklı çıkarır. Balzac anıtının 20. yy heykelinin öncülerinden olduğu kabul edilir.

Yaşamı boyunca ünlü ünsüz pek çok kişinin büstünü yapar. İnsan yüzü bir tutkudur onun için. ‘Bir insanın ruhunu okumak için yüzüne bakmak yeterlidir’ ve ‘iyi bir portre bir yaşam öyküsüyle eşdeğerdir’. Daha çok erkek büstleri yapsa da, özellikle hayat arkadaşı, aldattığı ancak hayatının sonuna dek terkedemediği sevgilisi Rose Beurret ve 12 yıllık tutkulu bir ilişki yaşadığı heykeltraş Camille Claudel portrelerine yansıyan kadın yüzleri olur.
Camille Claudel, Rodin'in önce öğrencisi, sonra modeli, ilham kaynağı ve sevgilisi olmuştur. Aynı zamanda da rakibi. En az kendisi kadar yetenekli bu kadından Rodin çok etkilenir. Cehennem Kapısı adlı eserinde Camille Claudel'in yoğun etkisi ve yardımları olduğu, başarısının büyük bir kısmını Camille'e borçlu olduğu söylenir. Camille Claudel ise her anlamda ayrı bir yazının konusu olmayı hakediyor.


Linkler:

http://www.musee-rodin.fr/

http://www.camilleclaudel.asso.fr/

Kitap:

Auguste Rodin / Rainer Maria Rilke - Cem Yayınevi

Camille Claudel - Bir KAdın / Anne Delbee - Everest Yayınları

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home